Bakan Uraloğlu, Brüksel’de düzenlenen Bağlantısallık Gündemi Platformu’nun üst düzey açılış etkinliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile Türkiye üzerinden geçen Orta Koridor hakkında temaslarda bulunmak ve işbirliği yapmak istediklerini belirtti. Uraloğlu, AB’nin kriz zamanları dışında bile ulaşım koridorlarını çeşitlendirmesi ve alternatifler geliştirmesi gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye ile güçlü iş birliği yapma azmi ve iradesini gördüklerini belirten Uraloğlu, “Bu, bizim için önemli bir adımdır. Zaten yıllardır bunu dile getiriyorduk” dedi.
Özellikle Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi’ne Dünya Bankası liderliğinde Avrupa fonlarının destek vereceğini hatırlatan Uraloğlu, “Daha ileri aşamalarda AB kredilerinin bu koridora ve bağlantısallığa yönelik işlerde kullanılmasının mümkün olacağını söyleyebilirim. Bu, bizim için gerçekten değerlidir” şeklinde değerlendirmede bulundu. Uraloğlu, temasları kapsamında AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile bir araya geldiğini ve gün içinde tekrar görüşeceğini belirtirken, Kos’un gelecek hafta İstanbul’u da ziyaret edeceğini dile getirdi.
Ermenistan Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakanı Davit Khudatyan ile de görüştüğünü belirten Uraloğlu, Khudatyan ile Türkiye, Gürcistan ve Brüksel’de bir araya geldiklerini aktardı. Uraloğlu, “Geçmişte aktif olan demir yolu ve kara yolu geçişlerimiz bulunuyor. Bu geçişlerin hayata geçirilmesi için iş birliklerimizi her geçen gün artırıyoruz. Kara yolu ve demir yolunda yapılması gereken bakımlar vardı. Biz kendi tarafımızda gerekli adımları atmaya başladık. Ermenistan tarafının da benzer şekilde hazırlık yaptığını, ihaleleri gerçekleştirdiğini ve çalışmalara başladığını özellikle vurgulamak isterim” dedi.
Geçen ay Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Erivan ziyareti sırasında, İpek Yolu üzerinde bulunan tarihi Ani Köprüsü’nün restorasyonu konusunda bir anlaşma imzaladığını hatırlatan Uraloğlu, “Bu konuda ilk görüşmeler yapıldı. Hemen ikinci görüşmeyi yaparak ihale sürecine geçmeyi planlıyoruz. Bu proje, iki ülkenin tarihi bağlarını da güçlendirecek önemli bir adımdır” şeklinde konuştu.
Vize sorunlarına da değinen Uraloğlu, “Türkiye ile AB üyesi veya diğer ülkeler arasında ticaret yapılıyor, anlaşmalar imzalanıyor, faturalar kesiliyor, ödemeler yapılıyor. Ancak malın taşınması gerektiğinde, özellikle kara yolu ve demir yolu taşımacılığında vizeler zamanında verilmediğinde, gümrük geçişleri zorlaştırıldığında ve dijital altyapı oluşturulmadığında, tamamlanmış bir işin gümrük kapılarında veya vize işlemleri sırasında sekteye uğradığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. Çin’den Avrupa’ya gelen yüklerin rotasına bağlı olarak 14 ile 45 gün arasında ulaşabildiğine dikkat çeken Uraloğlu, “Bu süreci kolaylaştırmamız gerekiyor. Aksi takdirde ticaretin neden yapıldığını sorgulamak gerekir. Gelişmiş ülkeler de kendi başlarına yeterli değiller. Bu nedenle sürücü vizeleri, gemi adamı vizeleri gibi konularda hızlı adımlar atılmalı, gümrük geçiş prosedürleri kolaylaştırılmalıdır” şeklinde konuştu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]