BEUN Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Marmara Denizi’ndeki fayların üretebileceği deprem büyüklüğü hakkında çeşitli açıklamalar yapıldığını belirtti. Kutoğlu, yer bilimlerindeki çalışmaların yanılma payı olduğunu vurgulayarak, depremin büyüklüğünün 6 civarında da olabileceğini, 7 büyüklüğünde de gerçekleşebileceğini söyledi. Herkesin farklı senaryoları olduğunu belirten Kutoğlu, deprem hazırlıklarının en kötü senaryoya göre yapılması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Kutoğlu, deprem büyüklüğüyle ilgili verilen rakamların küçük olmasının karar vericilerde veya toplumda bir rehavet oluşturmasından endişe duyduğunu dile getirdi. Bu rehavetin, beklenenden büyük bir deprem durumunda ağır sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Bu nedenle, İstanbul ve Marmara’da deprem hazırlıklarının 7.5 büyüklüğünde bir depreme göre yapılması gerektiğini vurguladı. Daha düşük büyüklükteki deprem tartışmalarının bilim dünyasının kendi içinde yürütülmesinin daha doğru olacağını ekledi.
6 Şubat depremlerinde yaşanan büyük acıya değinen Kutoğlu, hiçbir bilim insanının böylesine büyük bir deprem beklemediğini hatırlattı. Japonya’daki Tohoku depremi örneğini veren Kutoğlu, hazırlıkların 8.5 büyüklüğüne göre yapılmasına rağmen 9 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini belirtti. Deprem büyüklüğü tasarımının küçük alınmasının ağır hasarlara yol açtığını söyledi.
Marmara’da 7’nin altında bir depremin meydana gelme olasılığı daha yüksek olsa da, hazırlıkların en kötü senaryoya göre, 7.5 büyüklüğünde depreme göre yapılması gerektiğini vurguladı. Alman Yer Bilimleri Merkezi’nin 2025 yılına ait çalışmasını da aktaran Kutoğlu, fayların renklendirildiği görselde mavi bölgenin 7’den büyük deprem olmayacağına kaynak yaratan önemli hususlardan biri olduğunu belirtti. Bu bölgede fayın kilitli olmadığı, bir sürünme hareketinin olduğu iddia ediliyor.
Kutoğlu, yüzeyde sürünüyor gibi görünen fayların dahi derinliklerinin onlarca kilometre aşağıya inebileceğini ve belli bir kesimde tekrar kilitlenebileceğini söyledi. Maviyle gösterilen kısımdaki yıllık hareket hızının yaklaşık 1 santimetre olduğunu, ancak Marmara Denizi’nde Kuzey Anadolu Fayı’nın ortalama hızının 2 ila 3 santimetre arasında olduğunu hatırlattı. Bu durumun bir hareket açığına işaret ettiğini ve fayın yüzeyde sürünse de belli bir derinlikte kilitli olması gerektiğini belirtti. En az 1 santimetrelik bir enerji birikiminin söz konusu olduğunu ekledi. Sürünen fayların da belirli bir derinlikte deprem üretebileceğini ancak enerji biriktirme süresinin daha uzun olduğunu, bu nedenle aldanmamak gerektiğini ifade etti.
Alman bilim insanlarının, Marmara Denizi’ndeki depremlerin batıdan doğuya doğru ilerlediğini belirttiklerini aktaran Prof. Dr. Kutoğlu, bu teoriye göre deprem mekanizmasının kırmızı segmente doğru ilerlediğini söyledi. İddia edildiği gibi o fay kilitliyse, buradaki fayın bile 7’den büyük bir deprem üretebileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Kutoğlu, kendi geliştirdiği yazılımla muhtemel bir depremde hasar görebilecek alanları belirlediğini belirtti. 7.4 veya 7.5 büyüklüğünde bir depremde hissedileceği alanların İzmir ve İç Anadolu’ya kadar yaygın olacağını, ancak buralarda hasar meydana gelecek büyüklükte hissedilme olmayacağını söyledi. İstanbul’un Marmara Denizi’ne bakan kesimlerinde renklerin sarı, turuncu ve kırmızıya kaymasıyla depremin çok daha yüksek hissedileceğini ve daha fazla hasar meydana geleceğini belirtti. Marmara’nın güney kıyılarında da zemin durumuna bağlı olarak daha yüksek hissedilecek alanların söz konusu olduğunu ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]