Türkiye, insansız hava araçlarını (İHA) etkin kullanma ve yeni doktrinler geliştirme konusunda önemli bir merkez haline geldi. Başlangıçta keşif, gözetleme ve istihbarat amacıyla kullanılan İHA ve SİHA’lar, Türk mühendislerince geliştirilen mühimmatların eklenmesiyle sahadaki oyunun kurallarını değiştiren unsurlardan biri oldu.
Gelinen noktada Türkiye, ürettiği İHA/SİHA’ların ‘hedefi görsün ve vursun’ denkleminin ötesinde yeteneklere sahip olabileceğinin sinyallerini veriyor. Geçtiğimiz günlerde tamamlanan Denizkurdu-II Tatbikatı’nda sergilenen bir görev, bu gelişmeleri gözler önüne serdi.
Tatbikat kapsamında TCG Anadolu gemisinde konuşlu Bayraktar TB-3 SİHA’lar, Aselsan imzalı antidot podlarıyla havalandı. Bu podlardan ANTİDOT 2-U/ES 100 elektronik destek sağlayarak düşman radarlarının yerini ve diğer kritik bilgileri elde edebiliyor.
Kullanılan diğer pod olan ANTİDOT 2-U/EA 200 ise elektronik taarruz yeteneği sunuyor. Bu pod, düşman unsurların yerini tespit etmenin yanı sıra onları baskılayabiliyor ve karıştırabiliyor.
Dünyada ilk kez bir gemiden havalanan SİHA’nın elektronik taarruz yapabilmesi, Türkiye için olduğu kadar müttefik ülkeler için de yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Elektronik destek ve elektronik taarruz görevlerinin insansız sistemlerle gerçekleştirilmesi önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor. Türk Donanması bu görevler için daha önce deniz karakol uçakları ve denizaltı savunma harbi helikopterlerini kullanıyordu.
Bu görevlerde insan faktörünü riske atma veya yaklaşma kısıtlamaları nedeniyle istenen sonucun alınamaması gibi handikaplar bulunuyordu. Türkiye’nin geliştirdiği hafif podlar, bu sorunlara çözüm üreterek insansız hava araçlarının havada kalış süresini ve menzilini artırıyor.
Bu podlarla donatılan Türk SİHA’ları, düşman gemilerine karşı kullanılmasının yanı sıra ada-adacık gibi yerlerdeki kritik hedeflerin tespiti ve imhasında, kıyılarda konuşlu stratejik noktaların vurulmasında da etkili olacak.
NATO’da ABD ve Türkiye Dışında Benzer Yeteneğe Sahip Ülke Bulunmuyor
Denize konuşlu bir gemiden SİHA kaldırıp elektronik taarruz yapabilen tek ülkenin Türkiye olması, savunma sanayii alanındaki dikkat çekici başarısını gösteriyor. Ayrıca, insansız sistemlere elektronik destek veya harp podu ekleyebilen ülke sayısı da oldukça sınırlı.
Açık kaynaklara göre, bu kabiliyete sahip başka bir NATO üyesi ülke bulunmuyor. Bu durum, elektronik destek ve taarruz görevleri üstlenebilen Türk SİHA’ları için Avrupa başta olmak üzere küresel pazarda önemli bir ihracat potansiyeli yaratıyor.
Türkiye, SİHA’yı, mühimmatını, elektronik harp podlarını ve gelişmiş sensörlerini kendi başına üretebildiğini kanıtlayarak, bu alanda hazır ve entegre bir ekosistem sunuyor.
Baykar tarafından geliştirilen AKINCI’ya da elektronik harp ve taarruz sistemlerinin entegrasyonu çalışmaları devam ediyor. Bu proje tamamlandığında Türkiye, HAVA-SOJ gibi kritik bir görevi insansız hava aracıyla yapabilen nadir ülkelerden biri olacak.
Reklam & İşbirliği: [email protected]